Söz Yazarları: Étienne Roda-Gil (II)

-
Aa
+
a
a
a

Söz yazarı Étienne Roda-Gil’e ayırdığımız serinin ikinci bölümünde, sanatçının Johnny Hallyday, Vanessa Paradis, Claude François ve Ajda Pekkan için kaleme aldığı parçalara kulak verdik.

Julien Clerc - Étienne Roda-Gil - Johnny Hallyday
©Getty - Alain BENAINOUS

Programa, Julien Clerc'in sözleri Roda-Gil imzasını taşıyan Le cœur volcan adlı şarkısıya başladık. Parçada: “Sönen bir efsane gibi, çöküşteki büyük bir halk gibi, ölen bir şarkı gibi, umudun sonu gibi, yaşlanan yanardağ yüreğim küt küt atıyor yavaşça, gözlerinin ılık lavı akıyor damarlarımda” diyordu sanatçı. Bestesi için Arjantin’e yaptığı bir yolculukta keşfettiği Astor Piazzola’nın bir eserinden ilham aldığı parça 1971’in Şubat ayında yayınlanmasının ardından kısa süre içinde Clerc’in repertuarının vazgeçilmezlerinden biri haline gelmişti.Bir önceki hafta da belirttiğimiz gibi Julien Clerc dışında; Barbara, Mort Shuman, France Gall, Françoise Hardy, Claude François, Juliette Gréco, Johnny Hallyday ve Vanessa Paradis gibi isimler için de şarkı sözü yazmıştı Étienne Roda-Gil. Onun Mort Shuman için kaleme aldığı parçalardan biri olan 1972 tarihli Brooklyn by the sea’yi geçen hafta dinlemiştik. Yine 1972’de piyasaya çıkan ve Shuman’ın repertuarının en fazla tanınan parçalarından biri olan Le lac majeur de yine Roda-Gil’in imzasını taşıyordu. Parçada geçen “Maggiore Gölü’ne kar yağıyor, kuşlar gözyaşı döküyor” ya da “Zavallı İtalyan kanı, boşu boşuna akıyor” gibi dizeler nedeniyle genel olarak şarkının Eylül 1943’te İtalya’da Naziler tarafından gerçekleştirilen Maggiore Gölü katliamına gönderme içerdiği düşünülse de bazılarına göre ise şarkının metni, 13 Temmuz 1874’te Minusio’da, Maggiore Gölü’nün karşısında, eşi onuruna havai fişek atan Rus anarşist Mihail Bakunin’e işaret etmekteydi. Bu yüzden şarkıda bahsedilen “karlar”, aslında havai fişeklerin külleriydi. “Boşuna dökülen İtalyan kanı” sözleriyle ise o dönemde İtalya’da bir ayaklanma başlatan devrimcilere atıfta bulunuluyor ve parça aynı zamanda bu isyanların yarattığı düş kırıklığını yansıtıyordu.

Étienne Roda-Gil’in yetmişli yılların sonunda doğru kaleme aldığı en önemli şarkılar arasında iki de Claude François parçası vardı ki bir önceki programda da değindiğimiz gibi entelektüel yönü ağır basan, anarşist ruhlu Roda-Gil’in, repertuarında genelde İngilizceden uyarlanan göreceli olarak daha hafif parçalara yer veren, rengârenk dansçıları eşliğinde sergilediği sahne şovlarıyla bir pop müzik ikonu olarak görülen Claude François ile çalışmayı kabul etmesi o dönemde büyük şaşkınlık yaratmıştı. Seçiciliğiyle tanınan ve “Eğer kızım bir gün bir Claude François plağı satın alırsa onu psikoloğa gönderirim” diyen Roda-Gil hemen ikna olmamıştı François ile çalışmaya ve ilk başta şiddetle karşı çıkmıştı bu fikre. Ne var ki François’nın sadık bestecisi Jean-Pierre Bourtayre araya girmiş ve ikiliyi bir yemekte buluşturmuştu. Bu yemeğin ardından Claude François’nın Roda-Gil’e Nil nehri kıyıları ve Süveyş Kanalı arasında geçen çocukluk günlerinden bahsetmesi, kendisi de göçmen bir ailenin oğlu olan usta söz yazarını derinden etkilemiş, Roda böylece Clo-Clo ile çalışmaya ikna olmuştu. Böylece onun için yazdığı ilk şarkı olan Alexandrie, Alexandra’da da onun Mısır’da geçen çocukluğuna göndermeler ekledi ve türbanlı kızlar ya da İskenderiye Feneri gibi "Firavunlar diyarından" ustaca seçilmiş birkaç klişe ile oluşturduğu nakarat, babası bir dönem Süveyş Kanalında görev yapan François’nın adeta köklerine son bir kez dönüş yapmasını sağladı. Tıpkı birçok hit şarkısı gibi, melodisiyle dönemim disko çılgınlığını yansıtan Alexandrie Alexandra’yı da Birleşik Krallık ile Fransa arasında kaydetti Claude François. Sanatsal anlamdaki her şeye kendisinin karar vermesinden dolayı, 45’lik kapağı ile ilgili sunulan teklifleri iki kez geri çevirdi ve baskı onayını İsviçre’nin Leysin kentine uçmadan önce, 8 Mart 1978 Çarşamba günü verdi. Sanatçı bundan üç gün sonra, Michel Drucker’in televizyon programına katılmak üzere hazırlanırken banyosunda elektrik akımına kapılarak hayatını kaybedecek, Alexandrie, Alexandra’nın 45’lik versiyonu da acı bir tesadüf eseri müzik marketlerdeki yerini cenaze töreninin gerçekleştiği 15 Mart 1978 günü alacaktı.  

Roda-Gil’in şarkı sözü yazarlığı yaptığı bir başka popüler müzik ikonu da Johnny Hallyday’di. Hallyday’in 15 Haziran 1989’da piyasaya çıkan otuz altıncı stüdyo albümü "Cadillac"taki tüm parçaları Roda-Gil kaleme almış, aynı zamanda albümün yapımcılığını da üstlenmişti. Bu ortaklıkla ilgili: “Johnny ile karşı karşıya gelmek bir sınavdır, aklı başında bir söz yazarın kaçınamayacağı bir aşamadır. O bize ter ve gözyaşı döktürüyor, güç katıyor. Bu adam insana keyif veriyor” ifadelerini kullanacaktı Roda. Öte yandan Roda-Gil’in 1683’te, Antoine Laumet adındaki yirmi beş yaşında bir gencin hayatını yeniden inşa etmek üzere Fransa’dan Amerika’ya gitmesini ve burada adını Antoine de la Mothe-Cadillac olarak değiştirerek, iki yüz yıl sonra adını ondan alan ünlü Cadillac markası sayesinde Amerikan otomobil endüstrisinin ve de ayrıca rock’n’roll’un başkenti olacak olan Detroit şehrini kurmasıyla ilgili bir şarkı yazma fikri Johnny’nin çok hoşuna gitmişti. Böylece Roda-Gil, Georges Augier de Moussac ve Jean-Pierre Bucolo imzasını taşıyan bir beste üzerine, La Mothe Cadillac’ı konu alan sözleri yazdı ve âdeti olduğu üzere kayıttan bir gece önce Johnny’ye teslim etti. Haziran ayının ortasında piyasaya çıkan albüm iki hafta içinde iki yüz binin üzerinde bir satış rakamına ulaşırken Cadillac, single olarak 1990’ın Eylül ayında yayınlandı. Roda-Gil ile yaptığı ortaklıktan son derece memnun kalan Johnny onun hakkında: “Roda sinematografik bir yazım tarzına sahipti. Kullandığı sözcükler aynı anda dekoru, ambiyansı, aksiyonu, ışığı ve diyalogları oluşturuyordu. Onun için kelimeler adeta müzikle eş anlamlıydı.” diyecekti.

Ebeveynlerinin Franko rejimine karşı mücadele eden cumhuriyet yanlıları olması nedeniyle Étienne Roda-Gil de yaşamı boyunca cumhuriyet değerlerine ve laikliğe derinden bağlı kaldı. Bununla ilgili: “Tek bir dinimiz var o da laiklik. Bunun haricinde inanç özgürlüğünden yanayım. Türbandan korkan bir cumhuriyet, cumhuriyet değildir” ifadelerini kullanacaktı. Kaleme aldığı şarkı sözlerinde her türlü dikta rejimine karşı çıkıp özgürlükleri savunan sanatçı: “Bana göre yaşayan en büyük şair, hiç yazmayıp sadece hayal eden şairdir. Ben hiçbir zaman şair olduğumu söylemedim. Her zaman “endüstriyel bir şair” olduğumu ifade ettim. Benim amacım endüstriyi yerle bir etmek” diyor ve popüler kültürü, sistemi zayıflatıcı ve özgürleştirici mesajlar iletmek için kullanıyor, adaletsizliği net şekilde reddederken işçi mücadelelerine güçlü bir destek sunuyordu. Tüm bunlar göz önüne alındığında Roda-Gil’in devrimci proletarya şarkılarından oluşan 1974 tarihli “Pour en finir avec le travail” aldı albüme tek bir şarkıyla da olsa katkı sağlaması pek de sürpriz sayılmazdı.  Yapımcılığını Jacques Le Glou’nun üstlendiği albümde eski devrimci şarkıların yanı sıra Il est cinq heures ya da La Mitraillette gibi dönemin moda şarkıların farklı sözlerle sahip versiyonları yer alıyor ve tüm bunlar oldukça alaycı ve şakacı bir üslupla sunuluyordu. Örneğin sözleri Ukraynalı devrimci Nestor Makhno’ya atfedilen La Makhnovstchina’yı aslında Étienne Roda-Gil kaleme almıştı ve parçanın melodisi de Rus Bolşevik marşı Les partisans’a aitti.  Mayıs 68 ruhunu devam ettirerek çalışma hayatına, bürokrasiye, otoriteye ve kapitalizme karşı radikal bir eleştiri getiren bu albümün 2008 yılında 68 Mayıs’ının kırkıncı yıl dönümü nedeniyle "Les Chansons Radicales de Mai 68" adıyla yeniden yayınlandığı hatırlatalım.

Roda-Gil’in çalıştığı popüler müzik yıldızlarından biri de Vanessa Paradis’ydi. Paradis’nin bir yıldıza dönüşmesine ciddi bir katkı sağladığı da söylenebilir usta söz yazarının. Henüz küçük bir kızken şarkıcı olmak için yanıp tutuşan Vanessa, Étienne Roda-Gil ve besteci Franck Langolff ile dayısı aracılığıyla tanışmıştı. Bu ikilinin imzasını taşıyan Joe le taxi adlı parça Fransa’da müzik listelerinin zirvesine tırmandı ve 1987 yazına damgasını vurdu. Öte yandan o dönemde on üç yaşında olan Vanessa, bir taraftan övgülere boğulurken öte yandan acımasız eleştirilerin de hedefi olacak, belli bir kesim onu, söylediği şarkının sofistike sözlerini anlamamakla suçlayacak, bazıları ise tiz sesi ve Lolita-vari tavırları yüzünden onu yerden yere vuracaktı. Tüm eleştiriler yüzünden 1988’de Cannes’da düzenlenen MIDEM ödül töreni sırasında sahnede seyirci tarafından yuhalanan Vanessa, bunun neticesinde müziği bırakmayı dahi düşündü. Buna karşın Joe le taxi’nin Fransa’dan sonra İngiltere, İsviçre, İsrail, Kanada ve Almanya gibi birçok ülkede müzik listelerinin üst sıralarına tırmanması, Paradis’nin mesleğine yeniden dört elle sarılmasını sağladı. Bu arada, şarkının genelde New York’lu bir taksi şoförünün hayatından esinlenildiği düşünülür ama asıl ilham kaynağı Paris’te Pigalle çevresinde taksicilik yapan ve son derece rafine bir müzik zevkine sahip olan, taksisinde Xavier Cugat ya da Yma Sumac şarkıları dinleyen Maria-José Leao dos Santos adlı bir kadındı. Portekiz’den Paris’e göç eden Maria-José burada zamanla gece hayatının simgelerinden biri haline gelmişti.

Geçen hafta da söz ettiğimiz gibi, Clerc’in söz yazarı ekibine Jean-Loup Dabadie’yi dâhil etmesi sonucu büyük bir kıskançlığa kapılan Roda-Gil 1980'den itibaren onunla çalışmayı bırakmıştı ancak ikilinin arasındaki buzlar 1990’da Roda-Gil’in eşi Nadine’in ölümünün ardından eridi ve baş başa bir akşam yemeği için bir araya gelmelerinin ardından yeniden birlikte çalışmaya karar verdiler. Böylece Étienne her akşam Julien Clerc’in evine gelip ona yazdığı şarkı sözlerini getirdi ve Julien de besteleri yaptı. Bu şekilde ortaya çıkan on bir şarkıdan oluşan albüme ismini veren parça ise Utile (Faydalı) oldu. Roda-Gil’in, Pinochet diktatörlüğüne karşı canları pahasına mücadele eden Şilili muhaliflerin cesaretini onurlandırmak amacıyla kaleme aldığı parça, fayda kavramını maddi kazanç ya da anlık yarar üzerinden değil; başkası için orada olabilme, duyguları aktarabilme ve en karanlık anlarda özgürlüğü somutlaştırma kapasitesi üzerinden yeniden tanımlıyordu. Şarkı, tiranlıklar ve onların yüzünden yaşanan birçok dram karşısında sanatın yerini sorgulayan: “Neye yarar bir şarkı eğer silahı yoksa?” dizesiyle başlıyordu. Bu sorunun cevabı ise yine şarkının sözlerinde giziliydi: “Sanat bir rejimi zorla deviremese de bilinçleri uyandırmak, gündelik hayatı insanileştirmek ve insanlar arasında köprüler kurmak için vazgeçilmezdir”.

Kaynaklar:

- 1001 histoires secrètes de chansons, Fabien Lecœuvre, Editions du Rocher, 2017

- Julien, Sophie Delassein, Calmann-Lévy, 2013

- On l'appelait Roda, Charlotte Silvera, Liberté Films, 2018

Şarkıcı / YorumcuParça AdıAlbüm AdıSüre
Julien Clerc Cœur volcan Amours secrètes... Passion publique (Live) 3:22
Mort Shuman Le lac majeur Mort Shuman 5:22
Ajda Pekkan Babylone Babylone Babylone Babylone (45'lik) 3:50
Claude François Alexandrie, Alexandra Intégrale des années Warner 1975-1978 4:22
Claude François Magnolias for Ever Best of 4:20
Johnny Hallyday Cadillac Cadillac 4:46
Richard Cocciante Sincérité Sincérité 3:26
Fanchon Daemers La Makhnovstchina Contre La Résignation (Chants D'Amour Et De Révolte) 4:46
Vanessa Paradis Joe le taxi Vanessa Paradis Best Of 3:54
Juliette Gréco Mickey travaille L'essentielle 3:49
Julien Clerc Utile Utile 3:01